Koronavirüs yüzeylerden mi, havadan mı bulaşır?


Dünya Sağlık Örgütünden, iç hava kalitesi rehberine havada asılı kalan mikroplar konusunun da eklenmesi istendi. 14 ülkeden 39 bilim insanının açıklamasında havalandırma standartlarının sağlık açısından temiz su kaynakları ve kanalizasyon sistemleri kadar önemli olduğuna değinildi. Yüksek akım, filtrasyon ve dezenfeksiyon içeren havalandırma sistemleri ile enfeksiyonların engellenebileceği bildirildi.


Havada asılı bulunan mikroplar, su ve yiyecekteki mikroplardan daha zor teşhis edilirler. Pandeminin 16 ayı boyunca yapılan birçok çalışma koronavirüsün bulaşmasında aeresol etkinin önemini gösterdi. Özellikle bilimsel ekiplere mühendislerin, aerosol uzmanlarının katılması bakış açısını değiştirdi.





SARS-CoV-2 solunum sisteminde çoğalarak burun ve boğazdan konuşma, şarkı söyleme, öksürme, hapşırma ile saçılmaktadır. Büyük tanecikler tükrükle çıkıp çabucak yakına düşerken, göze görünmeyen küçük tanecikler sprey halinde uzağa taşınır ve sıcaklık, rüzgar, rutubete bağlı olarak havada uzun süre kalabilir, iç ortamlara da girebilir.


Bir metre mesafe efsanesi


Bir metre mesafede durmanın sihirli bir etkisi bulunmuyor. Hastalığı taşıyan kişiye ne kadar yakınsanız karşılaşacağınız mikrop miktarı o kadar fazladır. Yakın mesafeden hastalığı daha kısa sürede kapmak mümkündür. Uzaklaştıkça mikrop yoğunluğu azalacaktır. Havalandırmanın iyi olmadığı kapalı alanlarda yoğun virüs taşıyan aerosol daha uzun kalmaktadır. Kalabalık iç ortamlarda risk artmakla birlikte, az sayıda kişinin bulunduğu alanlar tamamen güvenli değildir.


Veriler çoğaldıkça bilgilerimiz değişmektedir. Son bilgiler iç ortamda aerosol bulaşın önemli olduğunu göstermektedir. Elleri ve yüzeyleri temizlemek yararlıdır ama bulaşın önlenmesinde etkisi azdır. Yeniden açılırken, eğitim kurumları, ikram işletmeleri ve alışveriş alanlarında bu konuyu mutlaka hatırlamamız gerekir.