Endişe veren varyantlar ve aşılar


Pandemi başladıktan kısa bir süre sonra SARS-CoV-2 virüsünün mutasyona uğramış tipleri görülmeye başladı. Halen endişe duyulan varyantlardan delta ve omicron yaygın olan varyantlarıdır. Mutasyonların çoğu virüsün insan vücuduna girmek için kullandığı diken proteininde olmaktadır. Değişik mutasyonlar hastalığın bulaşını veya ağırlığını arttırabilmektedir.


Endişe Duyulan Varyantlar


Alfa varyantı-B.1.1.7


İlk kez Eylül 2020’de Birleşik Krallıkta görülmüş daha sonra 114 ülkeye yayılmıştır. 23 Mayıs-5 Haziran 2021 arasında Dünyadaki varyantların %95’ini oluşturdu. Wuhan’da ilk çıkan virüse göre 23 mutasyonu vardı. Bun mutasyonun sekizi diken proteini üzerindeydi. İlk vürüse göre bulaşıcılığı %50 artmıştı. İki mRNA aşısı belirti gösteren enfeksiyonların önlenmesinde etkili olmuştu.


Beta varyantı- B.1.351


İlk kez Güney Afrika’da Mayıs 2020 saptandı, Aralık 2020’de endişe verici varyantlar arasına girdi, 48 ülkeye yayıldı. Virüsün hücreye bağlandığı noktada sekiz mutasyon gösteriyordu.

En önemli üç mutasyon N501Y, K417N ve E484K olarak kodlanmıştı. Alfa varyantında da olan N501Y mutasyonu koronavirüsün diken proteinine daha kuvvetli bağlanmasını sağlıyordu. K417N mutasyonu diken proteininin şeklini değiştirerek antikorun tanımasını zorlaştırıyordu. E484K mutasyonu virüsun antikorları immün sistemden temizlemesini kolaylaştırıyordu.

Wuhan virüsüne göre iki kat fazla bulaşıcı idi. Aşıların etkisi bu varyanta karşı eskisi kadar kuvvetli değildi. Pfizer aşısının etkisi % 75’e indiği tesbit edilmişti. Johnson&Johnson ve Novavax etkisi de azalmış bulundu. Astra Zeneca aşısı hafif ve orta hastalığı önlemiyordu.


Gama varyantı-P.1


İlk 2020 Kasım’da Brezilya’da saptandı. 11 Ocak 2021’de endişe duyulan varyantlar arasına alındı, 74 ülkeye yayıldı. Beta varyantının mutasyonlarından başka L18F, T20N, P26S, D138Y, R190S, D614G, H655Y ve T1027I kodları verilen 8 diken proteini mutasyonu taşımaktaydı. Enfekte olanların virüs yükü daha fazla bulunuyor ve daha fazla bulaşıyordu.


Delta varyantı- B.1.617.2


İlk kez Ekim 2020‘da Hindistan’da tanımlandı. Mayıs 2021’de endişe veren varyantlar arasına girdi. Yüzden fazla ülkeye yayıldı, alfa varyantının yerine geçerek baskın varyant oldu. Diken proteininde önemli mutasyonlar oluşturdu. L452R ve D614G kodları alan mutasyonlar virüsün giriş kapısını oluşturan ACE2 reseptörüne çok sıkı bağlanmasını sağladı. Wuhan virüsüne göre iki kat daha bulaştırıcı idi. Pfizer aşısının etkinliğinin Birleşik Krallık % 88’e İsrail %64’e düştüğü bildirildi. Yine de aşı ağır hastalık ve hastane yatışlarını önlüyordu.



Omicron varyantı- B.1.1.529


Dünya Sağlık Örgütü 24 Kasım 2021 tarihinde Güney Afrika’da saptanan yeni varyantı (B.1.1.529) açıkladı ve omicron olarak isimlendirdi. 26 Kasım 2021’de endişe verici varyantlar arasına girdi, çok sayıda ülke arka arkaya varyantın tespit edildiğini bildirdi. Aralık ayının başında araştırmacılar yeni bir omicron alt grubu tanımladılar ve Afrika’da bulunan ilk versiyona BA.1, yeni versiyona B.2 denilmesini önerdiler.


Varyantın 50 mutasyonundan 30’u diken proteininde bulunuyor. Bunlardan on tanesi reseptöre bağlanma noktasında olup bulaşıcılığı artıracağı öngörülüyor.

İlk yapılan çalışmalar iki mRNA aşısı olanlarda, hiç aşılanmamışlara göre virüse yakalanma olasılığının %30 düştüğünü gösterdi. Üçüncü aşısını olanların riski %70-75 daha az bulundu.



Varyantlar nasıl biter?


Virüsün çoğalmasına izin veren ortamlar mutasyonu arttırır. Kalabalıkta birbirimize virüs geçirmeye devam ettikçe yeni mutasyonlar görmeğe devam edeceğiz. Kurallara uyup aynı anda aşımızı tamamlarsak virüsün mutasyonunu durdurabiliriz.




Kaynak: Live Science / Scientific American